Türkiye 12 günde 6 ülke ile kriz yaşadı



Referandum öncesi iç ve dış politikada söylemlerini sertleştiren AKP hükümeti 12 gün içinde Türkiye’nin 6 ülkeyle kriz yaşamasına neden oldu.

Avrupa ile Türkiye hükümeti arasındaki referandum etkinliklerinin yasaklanması üzerine başlayan gerilim krize dönüşmüş durumda. AKP Avrupa’da ‘evet’ propagandası amacıyla bir çok ülkede toplantı yapmak için ısrar edince, karşılığında Avrupa ülkeleri de bu ısrara ret yanıtı verdi. Karşılıklı sert söylemler kullanıldı, yaptırım uygulanacağına dair açıklamalar da yapıldı.

‘AKP’nin bu ısrarı sandıktan evet oyu çıkarmak için’ yorumları yapılırken, Türkiye hükümeti 12 gün içerisinde bir çok ülke ile ‘kavgalı’ hale geldi. En büyük endişe ise bu krizin halklara yansıması, kalıcı hasar bırakması.

ALMANYA

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Almanya’da referandum toplantısı yapmak istedi. 2 Mart günü Almanya Bozdağ’ın salon iznini iptal etti. Krizin arkasında Alman Die Welt Gazetesi Temsilcisi Deniz Yücel’in Türkiye’de tutuklanmasının olduğu gösterildi. Cumhurbaşkanı Yücel’in ‘ajan ‘ olduğunu öne sürmüştü. Tüm bu yaşanan gerilimin ardından Bozdağ Türkiye’ye dönüş yaptı. Almanya daha sonra Bakan Nihat Zeybekci’nin ve Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun toplantı yapmasına izin vermedi. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Almanya’ya Nazi benzetmesi yapması gerginliği artırdı. İki ülkenin dışişleri bakanları bir araya geldi. Fakat bu görüşme de ‘İşe yaramadı.’Kriz derinleşirken Almanya Anayasa Mahkemesi, siyasi kampanya yürütmek amacıyla ülkeye girmek isteyen Türk siyasetçilerin Alman anayasasındaki hakları gerekçe gösteremeyeceğine hükmetti.

AVUSTURYA

Avusturya Başbakanı Christian Kern, 5 Mart günü AKP’nin referandum kampanyası için düzenlemek istediği miting ve toplantıların Avrupa genelinde yasaklanması gerektiğini savundu. Bunu da Türkiye’de ‘Hukukun üstünlüğü ilkesinin zayıflaması’na bağladı. Türkiye’nin AB değerlerini ihlal ettiğini belirten Kern, Türkiye ile AB arasındaki üyelik görüşmelerinin de durdurulması gerektiğini dile getirdi. Türkiye’nin son birkaç yılda Avrupa’dan giderek uzak bir noktaya savrulduğunu ifade eden Kern, “İnsan hakları ve demokratik değerler ayaklar altına alındı. Basın özgürlüğü tanınmıyor” diye konuştu. Kern dün yeni bir açıklama yaparak, Türkiyeli bakanların 16 Nisan’da yapılacak referandum için Avusturya’da seçim kampanyası yapmak istemeleri durumunda bunu engellemeye çalışacağını söyledi.

BELÇİKA

Almanya ve Hollanda başta olmak üzere bir çok Avrupa ülkesi ile yaşanan kriz büyürken sağduyu yerine krizi derinleştirecek bir hamle MHP’den geldi. MHP Belçika’da toplantı yapmak istedi. Belçika ise dün MHP’nin Anvers şehrinde planladığı toplantıyı iptal etti. İpralin gerekçesi ise ‘güvenlik’ olarak gösterildi. De Wever’in sözcüsü aracılığıyla yaptığı açıklamada, “Kamu düzeni ve güvenliği için ciddi bir risk şüphesi varsa toplantı özel mülkte de yapılsa iptal edilebilir” denildi.

İSVEÇ

Bakan Mehdi Eker’in İsveç’te referandum kampanyası kapsamında toplantı yapacağı salonun sahibi 12 Mart günü  sözleşmeyi gerekçesiz iptal etti. Daha sonra aynı gün yeni bir salon ayarlandı. İsveç Dışişleri Bakanlığı Basın Bürosu Sözcüsü Kent Öberg, İsveç Radyosu’na “İsveç’te ifade özgürlüğü vardır, herkes konuşma ve toplantı yapma hakkına sahiptir. Böyle bir izin alınmışsa o toplantı yapılabilir” dedi.
Uluslararası Hukuk Profesörü Ove Bring de şunları söyledi: “Temel kural olarak ifade özgürlüğü hakkı geçerlidir. Ancak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10’uncu maddesi gerekli görülmesi durumunda diğer ülkeler kaynaklı politik kampanyaları yasaklama hakkını da tanımaktadır” açıklaması yaptı. Dün sveç Başbakanı Stefan Löfven  Türkiye’deki gelişmeleri ‘endişeyle’ izlediklerini ifade etti. Löfven, Türkiye’de 16 Nisan’da anayasa değişikliğinin oylanacağı referandum için,  “Halk oylaması en çok hapisteki ve işlerinden atılan insanları ilgilendiriyor. İfade özgürlüğü konusunda kısıtlamalar var. Ancak en zor durumlarda en fazla diyaloğa gereksinim var” dedi.

DANİMARKA

Danimarka Başbakanı Rasmussen, 13 Mart günü Hollanda ile yaşanan kriz sebebiyle ‘Başbakan Yıldırım’ın Danimarka ziyaretini ertelemesi’ teklifinde bulundu. Rasmussen  ‘Türk mevkidaşıma konuyla ilgili erteleme talebimi ilettim’ ifadelerini kullandı. Lars Lökke Rasmussen, “Normal şartlarda Binali Yıldırım ile Türkiye’deki gelişmeleri tartışmak isterdim. Türkiye’nin Hollanda’ya karşı takındığı tavırdan ayrı bir şekilde bir ziyareti değerlendirmem mümkün olamayacaktır. Bu yüzden Türkiye’den bu ziyareti iptal etmesini istedim” dedi

HOLLANDA

En büyük kriz Hollanda ile yaşandı. Hollanda Almanya krizi çıktığı andan itibaren Türkiye’ye ‘Seçim toplantısı yapılmaması’ uyarısında bulundu. Ancak açıklamalara rağmen Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu Rotterdam’a gitmek istedi. Hollanda Çavuşoğlu’nun uçuş iznini iptal etti.  Neden olarak da ‘güvenlik endişesi’ dedi.  Çavuşoğlu’nun uçuşu iptal ollunca aynı gün Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya kara yolu ile Hollanda’ya ulaştı. Fakat konsolosluk yolu Hollanda polisi tarafından trafiğe kapatıldı. Bir süre sonra da bakan sınır dışı edildi. Kriz bu noktada katlandı. Hollanda’da da seçim vardı ve bu kriz iki ülke arasında ipleri iyice gerdi. Türkiye’de Hollanda’ya karşı eylemler yapıldı. Aynı gece, Türkiye vatandaşı Hollanda’da sokağa çıktı polis köpekleri Türkiyelilere saldırdı. Geçici süre OHAL ilan edildi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Hollanda’ya sert tepki göstererek ülkeyi ‘Nazi kalıntısı’ olmakla suçladı. Hollanda Başbakanı Mark Rutte ise, “Kızgın olmalarını anlıyorum ama bu açıklama sınırı fazlasıyla aşıyor” diye konuştu. Türkiye’nin Hollanda temsilciliklerini güvenlik gerekçesiyle kapatması üzerine Lahey’de bulunan Hollanda’nın Ankara Büyükelçisi, Türkiye’ye dönmeme kararı aldı. Hollanda Başbakanı Mark Rutte Türk bakanın Hollanda’ya gelmesine değil, siyasi propaganda yapmasına karşı olduklarını söyledi. Önceki gece Türkiye Hollanda’ya diplomatik yaptırım uyguladı.
Share on Google Plus

About Cengizhan Korkmaz