VÜCUT DİRENCİNİ ARTIRMANIN YOLLARI

Bağışıklık sisteminin güçlü olması yaşamın her dönemi için önemli. Özellikle hastalıklardan korunmanın en önemli koşulu güçlü bir bağışıklık sisteminin sağlanması ile elde ediliyor. Diyetisyen ve NLP Uzmanı Serkan Tutar, vücut direncini artıracak 5 altın kuralı sıralıyor.


Antioksidanlar: Tükettiğimiz tüm besinler, vücutta enerjiye dönüşmek için oksijen ile yakılırlar. Bu yanma esnasında vücut için zararlı olan serbest radikaller oluşur. Serbest radikaller özellikle vücuttaki hücre ve organlarda hasara neden olur. Ayrıca çevredeki hava kirliliği, stres, radyasyon ve sigara serbest radikal miktarının vücutta artmasına neden olur. Vücutta artan serbest radikaller, kanser ve bazı kalp hastalıklara neden olur. Antioksidanlar, vücutta serbest radikal seviyesinin düşmesini sağlar. Özellikle A, C ve E vitaminleri antioksidan özelliği olan besin grubudur. Bu vitamin grubunu içeren, limon, portakal, greyfurt, kivi, brokoli, fındık, badem, maydanoz, zeytinyağı, ayçiçeği, ceviz gibi besinler günlük beslenme programının içerisinde bulunmalıdır.


Turunçgiller: İçeriğinde bulunan C vitamini, bağışıklık sistemini destekler. Özellikle içeriğinde bulunan posa, barsak florasının dengesini sağlar. Ayrıca enfeksiyon riskinin azalmasına katkıda bulunur.


Süt Ürünleri: Güçlü bir bağışıklık sistemi için özellikle probiyotik içeriği olan yoğurtların tüketilmesi önemlidir. Barsaktaki yararlı bakteri sayısının artmasını sağlayan probiyotikler, sindirimin kolaylaşmasını sağlar. Ayrıca barsak düzenini sağladıkları için kişiyi besin alerjilerine karşı da korurlar. Kefirin de probiyotik etkisi bulunmaktadır.


Sebzeler: Tüm sebzeler bağışıklık sisteminin güçlenmesine faydalı olsa da; soğan, sarımsak, lahana, brokoli, pırasa, karnabahar gibi sebzeler bağışıklık sisteminin daha güçlü olmasını sağlar ve doğal antibiyotik etki gösterirler.


Egzersiz: Vücut direncinin ve bağışıklık sisteminin artmasını sağlayan en önemli etmen egzersiz yapılmasıdır. Egzersiz yapan bireylerin hastalıklara yakalanma riskleri oldukça düşüktür. Egzersiz bir yaşam biçimi haline getirildiğinde en önemli direnç güçlendirici etkidir. Bu sebeple haftada 3-4 gün 45 dakika egzersiz yapılması hastalıklardan korunmanızı sağlar.


BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ İÇİN VİTAMİN VE MİNERALLER



Bağışıklık sistemi zayıf çocuklarda şiddetli hastalıklar daha sık gelişiyor ve bu çocukların hastanede yatış oranı süresi de fazla oluyor. Bağışıklık sistemi zayıf çocukların büyüme ve gelişim konularında akranlarının gerisinde kaldığını söyleyen Diyetisyen Canan Aksoy, bağışıklık sistemini güçlendirmenin yollarını anlattı.


Bağışıklık sistemi yetersizliğinin nedenleri nedir?


Doğumsal bir hastalık sebep olmadıysa, çocukların bağışıklık sistemini yeterince güçlendirmeyen bir beslenme hatasından olabilme ihtimali vardır. Bağışıklık sistemi zayıf çocukların büyüme ve gelişmeleri akranlarına göre geri kalabilir. 2005 yılında Cerrahpaşa Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Pediatri Bölümü’nde yatan 528 çocukla yapılmış bir çalışmada, yüzde 28 oranında malnütrisyon (büyüme, gelişme, vücudun özel fonksiyonları için gereksinim duyulan enerji ve besin öğelerinin yeterli şekilde alınamaması durumu) tespit edilmiştir.


Yetersiz ve dengesiz beslenme bağışıklık sisteminin yeterince güçlü olmamasına neden olur mu? Bu konuda neler yapabiliriz?


Öncelikle yeterli ve dengeli beslenmenin altın kuralı, iyi karbonhidrat, iyi protein ve iyi yağ kaynaklarını tüketmek ve bunları her öğünde dengeli bir şekilde almaktır. Doğanın bize sunduğu haliyle tüketebildiğimiz bulgur, makarna, ekmek, sebze ve meyve gibi karbonhidrat kaynaklarını tüketmek, et, tavuk, balık, süt, yoğurt gibi kaliteli protein kaynaklarına beslenmemizde her gün yer vermek ve hayvansal kaynaklı yağlardan uzak durmak gerekir.


Çocukların bağışıklık sistemini güçlendirmek için hangi vitaminlere ve minerallere ihtiyaç vardır?


A vitamini


A vitamini, bağışıklık sisteminde DNA sentezine yardımcı olduğu ve doku mekanizmasında yer aldığı için önem taşır. A vitamini yetersizliğinde doğumda ve sonradan kazanılmış bağışıklığın baskılandığı görülür. Ayrıca A vitamininin bağışıklık sisteminin önemli bir oyuncusu olan lenfosit ve kan hücrelerinin normal büyümesi için gerekli olduğu çalışmalarla ispatlanmıştır. A vitamini yumurta sarısında ve süt yağında bol miktarda bulunur. Çocukların kahvaltısında bir yumurta, ara öğünlerinde ise yağlı süt verilmesi A vitamini ihtiyaçlarını karşılar. A vitaminin öncüsü olan beta karotenin de bağışıklık sistemi üzerinde etkileri olduğu bilinmektedir.


E vitamini


E vitamini doğal bir antioksidandır. Antioksidanlar ise vücudumuza aldığımız zararlı maddelere karşı hücrelerimizi koruyan önemli askerlerdir. E vitamini antikorların yapısına girerek hücresel bağışıklıkta önemli rol oynar. E vitamini yağda eriyen bir vitamindir ve en çok da zeytinyağı, ay çicek yağı, kanola yağı ve yağlı kuruyemişlerde bulunur. Çocukların yemeklerini pişirirken bu yağların kullanılması E vitamini almalarını sağlar. Ancak yağı yakmamak gerekir. Çiğ fındık, badem, ceviz gibi yağlı kuruyemişler ara öğünler için iyi birer seçenek olabilir.


C vitamini


C vitamini, bağ doku, elastik doku, kemik dokusunun sentezinde rol alır. Yara ve yanıkların iyileşmesini kolaylaştırır. Pek çok vitamin ve mineralin vücut tarafından rahatça kullanılmasını sağlar. C vitamini kendi bir antioksidan olmasının yanı sıra diğer bağışıklık sistemi üzerinde rol oynayan vitamin ve minerallerin kullanılmasına yardımcı olur. C vitamini açısından taze meyve ve sebzeler oldukça zengin kaynaklardır. Mevsimine uygun sebze ve meyveler günde 3–4 porsiyon olacak şekilde tüketildiğinde yeterli miktarda C vitamini alınmış olur.


B grubu vitaminler


B grubu vitaminlerinden bağışıklık sistemi üzerinde en etkili olan vitamin B6’dır. B6 bağışıklık sistemi hücrelerinin yapısında rol oynar, antikor üretiminde yardımcı olur. Eksikliğinde hücresel bağışıklığın düştüğü, antikor sayısında azalma olduğu tespit edilmiştir. Et, tavuk, balık, süt ve kuruyemişlerde bulunur.


Folik asit


Folik asit yetersizliğinde, hücresel boyutta bağışıklık sistem yanıtının düştüğü ve antikor üretiminin azaldığı görülür. Folik asit; tahıllarda, yeşil yapraklı sebzelerde, portakal suyunda, kuru baklagillerde bulunur.


Demir


Demir yetersizliği büyüme ve gelişmeyi etkilediği gibi, bağışıklık sisteminin çalışması ve devamlılığını da etkiler. Demir iki grup olarak bulunur: bitkisel demir kaynakları ve hayvansal demir kaynakları. Bitkisel demir, ıspanak, kuru üzüm, semizotu, pekmez gibi besinlerde bulunurken, hayvansal demir kaynakları özellikle kırmızı et ve yumurtada bulunur.


Selenyum


Selenyum çok güçlü bir antioksidandır. Bağışıklık sistemini güçlendirdiği gibi metal zehirlenmelerine karşı da vücudumuzu korur. Selenyum tam tane ekmeklerinde, yağlı kuruyemişlerde, balık ve deniz ürünlerinde, yumurtada, süt ve ürünlerinde bulunur. Ceviz ve fındık selenyum açısından zengindir.


Çinko


Çinko eksikliğinde enfeksiyonlara karşı eğilimin arttığı tespit edilmiştir. Pek çok enzim aktivitesinde görevli olan çinko aynı zaman da doğal bir antioksidandır. Et, tavuk, balık, süt, kuru baklagiller ve kuruyemişler çinko açısından zengin besinlerdir.


Prebiyotik ve probiyotikler


Prebiyotik ve probiyotikler de bağırsaklardaki yararlı mikroorganizmaları artırarak bağışıklık sistemini güçlendirir. Evde mayalanan yoğurtlarda, maya olarak prebiyotik maya kullanılarak, yoğurdun prebiyotik yapısı artırılabilir. Kefir yine prebiyotik ve probiyotik açısından zengin bir besindir. Probiyotikler, antibakteriyel maddeler üreterek, vücut için zararlı mikroplara karşı vücudumuzu savunur. Bağışıklık sistemi yanıtını güçlendirerek enfeksiyonlara karşı koymamızı sağlarlar. Bağışıklık sisteminde görev alan hücrelerin aktivitelerini artırırlar.

Share on Google Plus

About Cengizhan Korkmaz